Skip to main content

Sarsıcı ve acı: Bahar Yağmurları – Karl Ove Knausgaard

İnsanın yaşayacağı hayatın “karakter” özelliklerini şekillendiren çağın çocukluk çağı olduğunu düşünüyorum. Ama asıl mesele çocukluk ve ilk gençlikten sonra başlıyor. Gerçekten ayakta durabilme, direnebilme, meydan okuma ya da sinme, pısma, boyun eğme, sorgulamadan itaat etme, küçük görme, kendini ezme gibi hayatı var eden ya da yok eden her kavram o yıllarda şekilleniyor.  Kavgam (My Struggle) […]

Share
Devamını oku

Her şey olabilecek kudrette bir ‘şey’: Yapraklar Evi – Mark Z. Danielewski

Uzun zamandır okuduklarım hakkında yazmadım, farkındayım. Zweig’in Freud’u, babamın ağır hastalığında, hastanede uzun süren refakatçi dönemime denk geldi. Enteresan bir denk geliş oldu. Özel bir seçim kesinlikle değildi. Üstüne Auster’ın 70. yaş sürprizi “4321”i okumaya başladım. 1000 küsur sayfalık, tuğladan büyük hayattan küçük bir kitaptı. Ama sonuçta bir “kitap”tı. Yapraklar Evi henüz Auster’ı yarılamışken geçti […]

Share
Devamını oku

Ulaşılabilir, anlaşılabilir ve yaşanabilir felsefe: Yaşamak ve Sen – Volkan Çelebi.

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. 2017 yılının hayatında iz bırakıp 2018’e yeniden doğar gibi bir başlangıç yapmasını istediğiniz biri varsa ona Yaşamak ve Sen’i hediye edin. Yaşamını hediye etmiş gibi olursunuz. Bu siz bizzat kendiniz de olabilirsiniz.  Yaşamak ve Sen, Türk filozof Volkan Çelebi’nin ilk kitabı. Bana göre Türkçede yazılmış türünün ilk örneği. Devrimci ve yenilikçi. […]

Share
Devamını oku

Edebiyatın tehlikeli cadısı: Clarice Lispector / Benim Lispector’ım!

Bu yılın Haziran ayında Haydarpaşa’taki kitap günlerinde, Monokl standının yenilerindendi Lispector. Adını ilk kez orada duydum. Ukrayna asıllı Brezilyalı yazar Lispector’ı kuşkuyla elime aldım. Ah canım Haziran, hep sürprizleriyle geldi hayatıma. Lispector’da da aynını yaşattı bana. Önce ‘Yaşam Suyu’nu okudum. Muazzam bir iç ses hakimiyetiydi yakaladığım. Kıvrak, doğurgan ama bir o kadar da yok edici […]

Share
Devamını oku

Bu ne cüret!: Karanlıkta Dans – Karl Ove Knausgaard

Knausgaard’ın My Struggle (Kavgam) serisinin 4. kitabı Türkçe’de çıktı nihayet. Haydarpaşa’da Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği, muadili olmayan leziz kitap günlerinde 1. peron 1. stantta Monokl Yayınları ve tabii ki Karl Ove merhaba dedi bize. Knausgaardmania diye boşuna demiyorlar. Yaladık yuttuk tabi bir telaş satırları. Hoş, bu 4. kitabı çok beklemedik. Kasım’da elimize geçen 3. kitap Boyhood […]

Share
Devamını oku

Şiir gibi bilim kurgu: Geliş – Ted Chiang

Bilim kurguda jenerasyonumuzun sürprizleri bitmiyor. Distopyanın yeni dehası Hugh Howey’den sonra Monokl Yayınlarının biz okurlara hediyesi Ted Chiang oldu. Ted Chiang’ın The Stories of Your Life (Hayatının Hikayesi) adlı kısa hikayesi 2016’da “Arrival” adıyla film yapılınca, üstelik bu film 2017 Oscar’larında hatırı sayılır adaylıklar kazanınca, e bir de üstüne Monokl “Geliş” adıyla Chiang’ın öykülerini yayımlayınca […]

Share
Devamını oku

Okuması kolay, hazmetmesi zor: Sakın Zarar Verme; Hayat, Ölüm ve Beyin Hikayeleri – Henry Marsh

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim; büyük konuşmak gibi olsa da diyeceğim: Bu kitabı okumamış herhangi bir doktor bana dokunamaz. Vücudumu kesip biçemez. Sadece beyin cerrahı değil, ameliyat yapan herhangi bir doktor eğer bu kitabı okumamışsa bana dokunmasına izin vermeyeceğim. İlk fırsatta başta jinekoloğum olmak üzere tüm alakalı olduğum hekimlerime de bu kitabı okutacağım. Okumayanla da ilişiğimi […]

Share
Devamını oku

Hafıza terbiyesi: Çocukluk Adası – Karl Ove Knausgaard

Noverçli Knausgaard’ın Kavgam (My Struggle) serisiyle dünya edebiyatını alt üst etmesi aslında çok da umrumda değil. Dünya edebiyatını alt üst ettiği iddia edilen her kitaba balıklama atladığım söylenemez. Ama Karl Ove okudukça beni alt üst ediyor. İşte bu benim asıl ilgilendiğim konu. Kavgam serisinin ilk cildini okuduğumda en çok karşılaştığım duygu “öfke” olmuştu. Knausgaard’ın sansürsüz […]

Share
Devamını oku