Skip to main content

Ölünün ardından konuşulur: Lennon anlatıyor

“Lennon’ı severim” cümlesi hafif kalabilir aslında müziğine, fikrine, zikrine, kaderine, kadersizliğine olan düşkünlüğüme bakılırsa… Ama en iyi de bu cümle ifade ediyor hissiyatımı. İnsan sevdiğinin kusurlarını görmek istemez, hele ki onu “kahraman”laştırıyorsa hiç dönüp bakmaz yanlış mıdır doğru mudur diye. Kör bir tutkuyla kapılır gider. “Imagine” dünyasında yaşar durur. Bu kitabı taaaa Kasım 93’te almışım […]

Share

Tamamen ayrı-dinamik bir roman: Uçan Halıların Ayrodinamik Sorunları

Tam kitap hakında iki satır yazmaya başlayacağım bir gülme geliyor. Gözümün önünde Konya girişinde döne döne gelen semazenlerin boynuma çiçek takan halleri… İlahi Tuna Kiremitçi. Şaka bir yana bu aralar üst üste zorlayan kitaplar okudum. Sağolsun Knausgaard canıma okudu. Üstüne biraz daha rahat, esnek ve nefes aldıran bir şeyler okumak istedim. Okunacaklar arasındaki hüzünlü yerinde […]

Share

Knausgaard Travması: Kavgam Cilt 1

Sadece bir kaç gün içinde, Monokl’un inanılmaz başarılı sosyal medya kampanyasıyla hayatımıza giriveren Karl Ove Knausgaard ve kitabı Kavgam hakkında, en az onun kadar samimi olarak yazmaya çalışacağım.  Bir itirafla başlayayım. Genellikle, bu şekilde çok övülen, her yerde karşıma çıkan, bir diğer deyişle ‘popüler’ kılınan kitaplara mesafeliyimdir. Neden diyecekseniz? Gıcıklık diyebiliriz mesela. Belki de ‘mesleki deformasyon’. […]

Share