Skip to main content

Tek efendimiz, doğa: Biletiniz Buraya kadar – Romain Gary

Büyüdükçe anlama, algılama, düşünme biçimleri de değişiyor insanın. Okuduğun kitabın sana neler yapabileceğini bazen yaşın, yaşamışlığın belirliyor. Bu kitabı, 20’li yaşlarımda okusaydım bir ihtimal hafızamdan silinir gider ya da yarısından kıvrılmış bitirilmeyi bekleyen kitaplar arasında hüzünlü bir yerde duruyor olurdu. 40’ların ortasında ise bambaşka bir etkisi oldu, hiç düşünmediğim, aklıma gelmeyen meseleleri koydu önüme. Eh […]

Share
Devamını oku

Terapi gibi, kahkaha dolu büyük acı: Yalan-Roman – Emile Ajar

Ağır bir sinir krizi geçirmenin eşiğindeyim. Her şeyi anladım sanırım ve tamamen bilinçliyim. Zaten bu durum da bilinçliliğimin ispatı. Ajar öyle diyor. Ben de katılıyorum.  Yalan-Roman bitti. Taze taze yazıp, “okuyun” demek istiyorum. Okumanın da dışında bir şeyler yapılabilir belki bilmiyorum. Zaman zaman terapi niteliği taşıdığını düşünüyorum kitabın. Uzun zamandır bir kitabı okurken böyle kahkahalar […]

Share
Devamını oku

Bitmemeliydi bu kitap. ’Onca Yoksulluk Varken’ – Emile Ajar

Bitirmemem gerekiyordu bu kitabı. Daha başlarken hissetmiştim başıma gelecekleri. Ama bitti. Bir kitap böyle bitirilir mi? En fazla göz pınarından iki damla yaş süzülür, hadi o da seni çok etkilediyse. Hıçkırıklara boğdu, yaptı bunu. Romain Gary’nin Emile Ajar takma adıyla yayınladığı, Türkçeye Vivet Kanetti çevirisiyle Agora Kitaplığı tarafından kazandırılan ‘Onca Yoksulluk Varken’den söz ediyorum. 1975’te Fransa’nın […]

Share
Devamını oku