Skip to main content

“Çok yakın” tarihle “az yakın” tarihin fantastik aşkı: Taksim Bahçesi – Murat Arda

Hangimiz özlemedik o Haziran’daki Taksim Bahçesi’ni?  Çok yakın tarihimizin en destansı zamanlarını, 2013 Haziranı’nı okumak, unutmamak, unutturmamak o kadar önemli ve değerli ki. Murat Arda’nın Taksim Bahçesi’ni bu yüzden okumak farz bir kere (edebiyatı, fanteziyi, dili, üslubu okuma nedeni olarak ayrı anlatacağım). Yaşadığımız o eşsiz “çok yakın tarihi” zihnimizde yeniden diriltecek, kalbimizin tekrar hızlı atmasına […]

Share
Devamını oku

Bugün hayatımın son anneler günü – Bir Twitter tefrikası

14 Mayıs 2017 Şu anneler günü ile ilgili biraz içimi döküp, ağzıma geleni söyleyesim var. Az biraz kafa ütüleyeceğim ama bana iyi gelecek bu iç dökme. Kürtaj olduğumda 19 yaşındaydım. Gençlik işte. Sevdik sevdalandık, bilemedik önünü ardını. Hata yaptık. “Anne” olmak ne demek anlayamazdık. Sonrasında evlenip 34 yaşımda, “anne” olacağımı öğrendiğim günü hatılıyorum. Dünyayı ben […]

Share
Devamını oku

Ben artık o kapının önünden desturla geçeceğim: Kan ve Gül – Alper Canıgüz

Kalp atışlarımın nasıl hızlandığını ve şu iki satırı yazarken sanki az sonra sahneye çıkacakmış ya da kameraların önündeymiş gibi heyecanlandığımı nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Belki hissettirebilirim. Cihangir’e taşındığımızdan bu yana geçen 7-8 oy verme maceramdan birinde, CNN International’a röportaj vermiştim, hani şu apar topar memleketten gönderilen CNN muhabiri Ivan’cığımıza. O zaman yaşadığım heyecan vardı. Bir yandan […]

Share
Devamını oku